
Stranger than Paradise filmi birbirinden bağımsız kişiliklere sahip fakat üçü de kafalarına göre yaşayan üç kişinin yollarının kesişmesini anlatıyor.Filmin üç karakterinden en baskını olduğunu düşündüğüm Willie;macar asıllı fakat kendini amerikalı olarak gören bir karakter.Willie’nin teyzesiyle olan konuşmaları bu kökenlerinden uzaklaşma isteğini gözler önüne koyuyor.bunun tam tersi olarak yaşlı teyzesinin, Willie’nin tüm ingilizce cümlelerine karşılık macarca cevaplar vermesi,onunda bu uzaklaşmadan memnun olmadığını gösteriyor.
Filmin eleştirel dilinin ilk dokunduğu yer Doğu Avrupa toplumlarının bir sorunu olan“olduğunu inkar”sanırım.
hikaye;birbirinden uzakta yaşayan ve birbirini pek tanımayan iki kuzenin zorunluluktan dolayı 10 gün boyunca birlikte yaşamalarını anlatarak başlıyor.Filmin ilk durağı New York.Eva,teyzesi hastaneye yatmak zorunda olduğu için bir kaç günlüğüne kuzeni Willie’nin yanına taşınır.Willie çocuk bakıcılığı yapmak zorunda kalacağını düşündüğü için bu durumdan ilk başta yakınmaktadır fakat ilerleyen zamanlarda bu ikiliye Willie’nin bir arkadaşı da katılır ve bu üçlü arasında açıkça ortaya konulmayan bir yakınlaşma başlar.On günün sonunda Eva filmin 2. durağı olan Cleveland’a gitmek üzere Willie’den ayrılır.Bu ayrılık aslında Willie’nin eva’dan hoşlanmaya başladığını anlamasını sağlar ve bu yüzden Eddie ile birlikte Cleveland’a doğru yola çıkarlar.Aynı hoşlanma hissini Willie ve Eddie’nin Cleveland’a gidip Eva’yı bulduklarında onun da davranışlarından anlıyoruz.Cleveland’a gidiş başladığı andan itibaren film sanki bir yol filmine dönüşüyor.Bir arayışın somutlaştırılması sağlanıyor bu şekilde.Oradan Eva’yı da alıp filmin 3. ve son durağı olan Florida’ya yolculuk başlıyor.Cennetin tüm garipliği burada yaşanan anlaşılmaz ayrılıklardan oluşuyor.
Filmi yapabildiğim kadar teknik açıdan incelersem;Jim Jarmush'un fransız yeni dalga akımından etkilendiğini söyleyebilirim.Bunu izleyiciyi filmin dışına atmak için yapılan sahne karartmalarından çıkardığımı söyleyebilirim.Filmin siyah beyaz oluşu ,durgun yapısı ayrıca kameranın neredeyse hiç hareket etmemesi de Jarmush’un yeni dalgadan etkilendiğinin göstergesidir kanımca.Filmdeki normal sayılabilecek bir yaşamın,karakterler ve olaylar sayesinde absürt bir hale getirilmesi de yeni dalga'nın genel özelliklerinden biri.
Film boyunca Screaming Jay Hawkins'ten çalan "i put a spell on you" şarkısını ise ccr'dan dinlemek isterdim.
Hiç yorum yok:
Yorum Gönder